dört mü yoksa beş mi geride kalan yıl sayısı tam çıkaramadım. yağmur böyle yağıyordu yine bulutları yırtarcasına. avrupa'nın ortasındaki şehrin havaalanı polisi çantamı didik didik ettikten sonra beni dört, bilemedin beş metrekarelik bir hücreye koymuştu. sorgu sıramı beklemek üzere hapse yollanacaktım. yağmur içimdekini döküyordu benim yerime. bana...